﴿ إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ عَمَلٗا صَٰلِحٗا فَأُوْلَٰٓئِكَ يُبَدِّلُ ٱللَّهُ سَيِّـَٔاتِهِم... ﴾
Sûratu'l-FurkânAncak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar...
﴿ وَمَن تَابَ وَعَمِلَ صَٰلِحٗا فَإِنَّهُۥ يَتُوبُ إِلَى ٱللَّهِ مَتَابٗا ﴾
Sûratu'l-FurkânKim tevbe edip salih amel işlerse, şüphesiz o, tev...
﴿ وَٱلَّذِينَ لَا يَشۡهَدُونَ ٱلزُّورَ وَإِذَا مَرُّواْ بِٱللَّغۡوِ مَرُّواْ كِرَامٗا ﴾
Sûratu'l-Furkân(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözl...
﴿ وَٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُواْ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمۡ لَمۡ يَخِرُّواْ عَلَيۡهَا صُمّٗا وَعُمۡيَانٗا ﴾
Sûratu'l-FurkânKendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında...
﴿ وَٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبۡ لَنَا مِنۡ أَزۡوَٰجِنَا وَذُرِّيَّٰتِنَا قُرَّةَ أَعۡيُنٖ وَٱجۡ... ﴾
Sûratu'l-Furkân(Ve o kullar): «Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatac...
﴿ أُوْلَٰٓئِكَ يُجۡزَوۡنَ ٱلۡغُرۡفَةَ بِمَا صَبَرُواْ وَيُلَقَّوۡنَ فِيهَا تَحِيَّةٗ وَسَلَٰمًا ﴾
Sûratu'l-Furkânİşte onlara, sabretmelerine karşılık cennetin en y...
﴿ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ حَسُنَتۡ مُسۡتَقَرّٗا وَمُقَامٗا ﴾
Sûratu'l-FurkânOrada ebedî kalacaklardır. Orası ne güzel bir yerl...
﴿ قُلۡ مَا يَعۡبَؤُاْ بِكُمۡ رَبِّي لَوۡلَا دُعَآؤُكُمۡۖ فَقَدۡ كَذَّبۡتُمۡ فَسَوۡفَ يَكُونُ لِزَامَۢ... ﴾
Sûratu'l-Furkân(Rasûlüm!) De ki: (Kulluk ve yalvarmanız olmasa, R...
﴿ طسٓمٓ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Tâ. Sîn. Mîm.
﴿ تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُبِينِ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.
﴿ لَعَلَّكَ بَٰخِعٞ نَّفۡسَكَ أَلَّا يَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'(Rasûlüm!) Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse ke...
﴿ إِن نَّشَأۡ نُنَزِّلۡ عَلَيۡهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةٗ فَظَلَّتۡ أَعۡنَٰقُهُمۡ لَهَا خَٰضِعِينَ ﴾
Sûratu'ş-Şuarâ'Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize ind...