﴿ إِنَّهُۥ مِن سُلَيۡمَٰنَ وَإِنَّهُۥ بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ﴾
Sûratu'n-Neml«Mektup Süleyman'dandır, Rahmân ve Rahîm olan Alla...
﴿ أَلَّا تَعۡلُواْ عَلَيَّ وَأۡتُونِي مُسۡلِمِينَ ﴾
Sûratu'n-Neml«Bana baş kaldırmayın, teslimiyet gösterip bana ge...
﴿ قَالَتۡ يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡمَلَؤُاْ أَفۡتُونِي فِيٓ أَمۡرِي مَا كُنتُ قَاطِعَةً أَمۡرًا حَتَّىٰ تَشۡهَد... ﴾
Sûratu'n-Neml(Sonra Melike) dedi ki: Beyler, ulular! Bu işimde...
﴿ قَالُواْ نَحۡنُ أُوْلُواْ قُوَّةٖ وَأُوْلُواْ بَأۡسٖ شَدِيدٖ وَٱلۡأَمۡرُ إِلَيۡكِ فَٱنظُرِي مَاذَا ت... ﴾
Sûratu'n-NemlOnlar, şu cevabı verdiler: Biz güçlü kuvvetli kims...
﴿ قَالَتۡ إِنَّ ٱلۡمُلُوكَ إِذَا دَخَلُواْ قَرۡيَةً أَفۡسَدُوهَا وَجَعَلُوٓاْ أَعِزَّةَ أَهۡلِهَآ أَذ... ﴾
Sûratu'n-NemlMelike: Hükümdarlar bir memlekete girdiler mi, ora...
﴿ وَإِنِّي مُرۡسِلَةٌ إِلَيۡهِم بِهَدِيَّةٖ فَنَاظِرَةُۢ بِمَ يَرۡجِعُ ٱلۡمُرۡسَلُونَ ﴾
Sûratu'n-NemlBen (şimdi) onlara bir hediye göndereyim de, bakay...
﴿ فَلَمَّا جَآءَ سُلَيۡمَٰنَ قَالَ أَتُمِدُّونَنِ بِمَالٖ فَمَآ ءَاتَىٰنِۦَ ٱللَّهُ خَيۡرٞ مِّمَّآ... ﴾
Sûratu'n-Neml(Elçiler, hediyelerle) Süleyman'a gelince şöyle de...
﴿ ٱرۡجِعۡ إِلَيۡهِمۡ فَلَنَأۡتِيَنَّهُم بِجُنُودٖ لَّا قِبَلَ لَهُم بِهَا وَلَنُخۡرِجَنَّهُم مِّنۡهَآ... ﴾
Sûratu'n-Neml(Ey elçi!) Onlara dön; iyi bilsinler ki, kendileri...
﴿ قَالَ يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡمَلَؤُاْ أَيُّكُمۡ يَأۡتِينِي بِعَرۡشِهَا قَبۡلَ أَن يَأۡتُونِي مُسۡلِمِينَ ﴾
Sûratu'n-Neml(Sonra Süleyman müşavirlerine) dedi ki: Ey ulular!...
﴿ قَالَ عِفۡرِيتٞ مِّنَ ٱلۡجِنِّ أَنَا۠ ءَاتِيكَ بِهِۦ قَبۡلَ أَن تَقُومَ مِن مَّقَامِكَۖ وَإِنِّي عَل... ﴾
Sûratu'n-NemlCinlerden bir ifrit: Sen makamından kalkmadan ben...
﴿ قَالَ ٱلَّذِي عِندَهُۥ عِلۡمٞ مِّنَ ٱلۡكِتَٰبِ أَنَا۠ ءَاتِيكَ بِهِۦ قَبۡلَ أَن يَرۡتَدَّ إِلَيۡكَ ط... ﴾
Sûratu'n-NemlKitaptan (Allah tarafından verilmiş) bir ilmi olan...
﴿ قَالَ نَكِّرُواْ لَهَا عَرۡشَهَا نَنظُرۡ أَتَهۡتَدِيٓ أَمۡ تَكُونُ مِنَ ٱلَّذِينَ لَا يَهۡتَدُونَ ﴾
Sûratu'n-Neml(Süleyman devamla) dedi ki: Onun tahtını bilemeyec...