﴿ لَوۡ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلۡعَرۡشِ عَمَّ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâEğer yerde ve gökte Allah'tan başka ilâhlar olsa...
﴿ لَا يُسۡـَٔلُ عَمَّا يَفۡعَلُ وَهُمۡ يُسۡـَٔلُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâAllah, yaptığından sorumlu tutulamaz; onlar ise so...
﴿ أَمِ ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةٗۖ قُلۡ هَاتُواْ بُرۡهَٰنَكُمۡۖ هَٰذَا ذِكۡرُ مَن مَّعِيَ وَذ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâYoksa O'nu bırakıp bir takım ilâhlar mı edindiler?...
﴿ وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ مِن رَّسُولٍ إِلَّا نُوحِيٓ إِلَيۡهِ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâSenden önce hiçbir Rasûl göndermedik ki ona: «Bend...
﴿ وَقَالُواْ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَلَدٗاۗ سُبۡحَٰنَهُۥۚ بَلۡ عِبَادٞ مُّكۡرَمُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâRahmân (olan Allah, melekleri) evlât edindi, dedil...
﴿ لَا يَسۡبِقُونَهُۥ بِٱلۡقَوۡلِ وَهُم بِأَمۡرِهِۦ يَعۡمَلُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâO'ndan (emir almazdan) önce konuşmazlar, onlar, sa...
﴿ يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يَشۡفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ٱرۡتَضَىٰ وَهُم مِّ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâAllah, onların önlerindekini de bilir, arkalarında...
﴿ ۞ وَمَن يَقُلۡ مِنۡهُمۡ إِنِّيٓ إِلَٰهٞ مِّن دُونِهِۦ فَذَٰلِكَ نَجۡزِيهِ جَهَنَّمَۚ كَذَٰلِكَ نَجۡز... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâOnlardan herhangi biri Allah'ı bırakıp da "ben ilâ...
﴿ أَوَلَمۡ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ كَانَتَا رَتۡقٗا فَفَتَقۡنَٰهُمَا... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâŞu küfredenler bilmezler mi ki gökler ve yer, (bi...
﴿ وَجَعَلۡنَا فِي ٱلۡأَرۡضِ رَوَٰسِيَ أَن تَمِيدَ بِهِمۡ وَجَعَلۡنَا فِيهَا فِجَاجٗا سُبُلٗا لَّعَلَّه... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâYeryüzünde insanları sarsmaması için üzerinde sabi...
﴿ وَجَعَلۡنَا ٱلسَّمَآءَ سَقۡفٗا مَّحۡفُوظٗاۖ وَهُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهَا مُعۡرِضُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâGökyüzünü (karışıklıktan) korunan bir çatı yaptık....
﴿ وَهُوَ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ فِي فَلَكٖ يَسۡبَحُونَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâO, geceyi, gündüzü, güneşi, ayı... yaratandır. Her...