﴿ وَمِنَ ٱلشَّيَٰطِينِ مَن يَغُوصُونَ لَهُۥ وَيَعۡمَلُونَ عَمَلٗا دُونَ ذَٰلِكَۖ وَكُنَّا لَهُمۡ حَٰفِ... ﴾
Sûratu'l-Enbiyâ(Ona boyun eğdirdiğimiz) onun için denizlere dalan...
﴿ ۞ وَأَيُّوبَ إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّي مَسَّنِيَ ٱلضُّرُّ وَأَنتَ أَرۡحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâEyyub'u da (an). Hani Rabbine: «Başıma bu dert gel...
﴿ فَٱسۡتَجَبۡنَا لَهُۥ فَكَشَفۡنَا مَا بِهِۦ مِن ضُرّٖۖ وَءَاتَيۡنَٰهُ أَهۡلَهُۥ وَمِثۡلَهُم مَّعَهُمۡ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâBunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kull...
﴿ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِدۡرِيسَ وَذَا ٱلۡكِفۡلِۖ كُلّٞ مِّنَ ٱلصَّٰبِرِينَ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâİsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de (yâdet). Hepsi d...
﴿ وَأَدۡخَلۡنَٰهُمۡ فِي رَحۡمَتِنَآۖ إِنَّهُم مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâOnları rahmetimize kabul ettik. Onlar hakikaten sa...
﴿ وَذَا ٱلنُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَٰضِبٗا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقۡدِرَ عَلَيۡهِ فَنَادَىٰ فِي ٱلظُّلُمَٰتِ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâZunnûn'a da yardım etmiştik. Hani kavmine kızıp gi...
﴿ فَٱسۡتَجَبۡنَا لَهُۥ وَنَجَّيۡنَٰهُ مِنَ ٱلۡغَمِّۚ وَكَذَٰلِكَ نُـۨجِي ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâBunun üzerine onun duasını kabul ettik ve onu kede...
﴿ وَزَكَرِيَّآ إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥ رَبِّ لَا تَذَرۡنِي فَرۡدٗا وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلۡوَٰرِثِينَ ﴾
Sûratu'l-EnbiyâZekeriyya'yı da (an, ona da yardım etmiştik). Hani...
﴿ فَٱسۡتَجَبۡنَا لَهُۥ وَوَهَبۡنَا لَهُۥ يَحۡيَىٰ وَأَصۡلَحۡنَا لَهُۥ زَوۡجَهُۥٓۚ إِنَّهُمۡ كَانُواْ ي... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâOnun da duasını kabul etmiştik. Ona Yahya'yı vermi...
﴿ وَٱلَّتِيٓ أَحۡصَنَتۡ فَرۡجَهَا فَنَفَخۡنَا فِيهَا مِن رُّوحِنَا وَجَعَلۡنَٰهَا وَٱبۡنَهَآ ءَايَةٗ... ﴾
Sûratu'l-EnbiyâIrzını iffetle korumuş olanı (Meryem'i de an.) Biz...
﴿ إِنَّ هَٰذِهِۦٓ أُمَّتُكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَأَنَا۠ رَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُونِ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâİşte, sizin bu dîniniz tek bir dindir; ben de sizi...
﴿ وَتَقَطَّعُوٓاْ أَمۡرَهُم بَيۡنَهُمۡۖ كُلٌّ إِلَيۡنَا رَٰجِعُونَ ﴾
Sûratu'l-Enbiyâ(Buna rağmen insanlar), dinlerini aralarında bölük...