﴿ وَٱلَّذِينَ يُؤۡتُونَ مَآ ءَاتَواْ وَّقُلُوبُهُمۡ وَجِلَةٌ أَنَّهُمۡ إِلَىٰ رَبِّهِمۡ رَٰجِعُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnRablerine döneceklerinden, verdikleri (sadakaları)...
﴿ أُوْلَٰٓئِكَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡخَيۡرَٰتِ وَهُمۡ لَهَا سَٰبِقُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnİşte, iyilik hususunda yarışanlar ve (iyilikte) ön...
﴿ وَلَا نُكَلِّفُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَاۚ وَلَدَيۡنَا كِتَٰبٞ يَنطِقُ بِٱلۡحَقِّ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBiz hiç kimseyi gücünün yettiğinden başkası ile yü...
﴿ بَلۡ قُلُوبُهُمۡ فِي غَمۡرَةٖ مِّنۡ هَٰذَا وَلَهُمۡ أَعۡمَٰلٞ مِّن دُونِ ذَٰلِكَ هُمۡ لَهَا عَٰمِلُو... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnHayır, onların (o inkârcıların) kalpleri bu husust...
﴿ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذۡنَا مُتۡرَفِيهِم بِٱلۡعَذَابِ إِذَا هُمۡ يَجۡـَٔرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnEn nihayet, refah ve bolluk içinde olanlarını sıkı...
﴿ لَا تَجۡـَٔرُواْ ٱلۡيَوۡمَۖ إِنَّكُم مِّنَّا لَا تُنصَرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnBoşuna sızlanmayın bugün! Zira bizden yardım görem...
﴿ قَدۡ كَانَتۡ ءَايَٰتِي تُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَكُنتُمۡ عَلَىٰٓ أَعۡقَٰبِكُمۡ تَنكِصُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnÇünkü âyetlerim size okunurdu da, siz, arkanızı dö...
﴿ مُسۡتَكۡبِرِينَ بِهِۦ سَٰمِرٗا تَهۡجُرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnbuna karşı kibirlenerek geceleyin (Kâbe'nin etrafı...
﴿ أَفَلَمۡ يَدَّبَّرُواْ ٱلۡقَوۡلَ أَمۡ جَآءَهُم مَّا لَمۡ يَأۡتِ ءَابَآءَهُمُ ٱلۡأَوَّلِينَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnOnlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoks...
﴿ أَمۡ لَمۡ يَعۡرِفُواْ رَسُولَهُمۡ فَهُمۡ لَهُۥ مُنكِرُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnYoksa Peygamberlerini henüz tanımadılar da bu yüzd...
﴿ أَمۡ يَقُولُونَ بِهِۦ جِنَّةُۢۚ بَلۡ جَآءَهُم بِٱلۡحَقِّ وَأَكۡثَرُهُمۡ لِلۡحَقِّ كَٰرِهُونَ ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnYahut da onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar?...
﴿ وَلَوِ ٱتَّبَعَ ٱلۡحَقُّ أَهۡوَآءَهُمۡ لَفَسَدَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلۡأَرۡضُ وَمَن فِيهِنَّۚ بَلۡ أَ... ﴾
Sûratu'l-Mu'minûnEğer hak, onların hevâ ve heveslerine tâbi olsaydı...